Geçtiğimiz cumartesi ananemdeki yemekten sonra yapılan sofra duasında duamın kısa sürmesi sonucu kuzinimden baban duası gibi kısa sürdü yorumu geldi gülüştük eğlendik ki bu babamın duasına hepimiz çok güldüğümüz için anlatayım dedim.
Her bayram arefesinde olduğu gibi babanem, annem, babam, ben ve o bayrama mahsus olmak üzere teyzem ile birlikte mezarlığa gittik. Listemiz çok uzun olduğu için babanem yasinlere evde başlıyor ve son cümlelerini uğradığımız mezarların başında okuyor geleneğimiz bu. Bizde mezarın başında bir klasik olarak halk arasında üç kulhü bir elham olarak bilinen aslı üç ihlas bir fatiha olan dualarımızı okuyup, amin deyip görevimizi tamamlamanın verdiği huzurla diğer mezara geçiyoruz. Ama biz daha ilk ihlası bitirmeden babam amin deyip mezardan ayrılır. Bu sırada her mezarın başında bizle beraber mezara su döküp para almak isteyen çocuklarda dolaşıyor. Babamın son derece karşı olduğu bu çocuklara para verme olayına teyzem daha ılımlı yaklaşmakta, elini çantasına her atışında babamla gözgöze gelip parayı cüzdana geri koymaktaydı. Tam çaktırmadan parayı verecekti ki her mezarda hepimizin dikkatini çektiği halde sormadığımız o soruyu bana sordu: "Babanın duası pek bir kısa sürüyor hangisini okuyor?" sorusu geldi ve bende bir aydınlanma oldu hakikaten çok kısa sürüyor hangi sure bu diye.
Aynı akşam teyzemlerdeydik ve sonunda teyzem dayanamayıp babama sorusunu yöneltti. Ve babamdan bizi dumura uğratan soruyla karışık yanıt geldi : "Ne suresi? Allah rahmet eylesin. Amin diyorum bitiyor diye." Babamın çok orjinal biri olduğunu bilirdim, beni pek bir şey şaşırtamaz diyordum ama ailecek şok oluşumuz ve gülme krizine girişimiz görülmeye değerdi.
Volume'süz Mühendis
Melek Gibiyim Aslında! Sadece Kanatlarım Kırıldığında Süpürgeme Biniyorum...
21 Aralık 2011 Çarşamba
20 Kasım 2011 Pazar
19 Kasım...
Uzunca bir aranın ardından dün gece yaşanan annemin doğumgününü anlatmaya karar verdim. Salı gecesi kuzinimden gelen telefonla anneme sürpriz parti yapma hazırlıklarına başladık. Plan şuydu cumartesi akşam babam annemi oyalarken biz gizlice evde hazırlık yapacaktık ve annem eve girdiğinde bizi görüp şok olacaktı. Babama gerekli detayları anlattıktan sonra tüm hafta boyunca gizli gizli telefon konuşmaları pasta börek yapımları devam etti. Cuma annemin evde olmaması sayesinde tüm gün hazırlık yaptım ve cumartesi günü teyzem, kuzinim annemin annemin arkadaşına gittik akşamki organizasyondan şüphelenmemesi adına orada temsili bir doğumgünü yaptık. Ancak bu arada teyzem "akşama da bir kutlama olur" gibilerinden bir laf edip anında fark etmesiyle "mu acaba" diye çevirdi biz tam çaktı durumu dedik ama akşama doğru annem babamın bizi almasını beklerken kuzinim bizde kalsana dedi planın bir parçası olarak ve bende onay verdim. Bunun üzerine gapibanaaam çilekeşşşanammm ( :P ) çok bozulsada doğumgününde teyzemlerde kalacak olmama hiç sesini çıkarmadı ve yanından ayrıldık ve de olası şüphelerini gidermiş olduk. Babama da telefon açtım ve bir buçuk saat sonra eve gelmelerini söyledim. Evde lambaları yakmadan yaptığımız hazırlıklar bir buçuk saat sürmeden tamamlandı ve diğer kuzenimle eşininde gelmesiyle ayakkabıları sakladık kapıları fabrika ayarlarına geri döndürdük (kilitledik) ve beklemeye başladık çünkü süre dolmuştu. Bu arada annemin çok duygusal yapısından ileri gelen bir iddiaya girdik annemin kesin ağlayacağı konusunda. Ananemin kızın yüreğine iner tenkitlerini de göz önünde bulundurarak beklemeye başladık. Hepimizin gözü yolda elimizde dürbün yoldan geçen araçları inceliyoruz karanlıkta dedektif edasıyla o mu bu mu diye. Bu kadar gizliliğin ortasında kuzenimin biraz ışık olsun diye telefonunun ışığını açmasıyla aydınlanıyoruz ama ne aydınlanma bir telefona stadyum lambası taktıklarını ilk defa fark ettik gerekli homurdanmaları ve söylenmeleri tamamladıktan sonra telefonun ışığı kapatıldı ama hala yoklar. Teyzem anneme telefon açtı günün dedikodusunu yapalım eve ne zaman gideceksin diye tatmin edici bir cevap alamadı kapattı. Ben babama telefon açtım artık gelin diye tamam dedi kapattı bir saat daha geçti ama hala yoklar. Artık sabrımız kalmadı toplanıp geri gidelim diye söyleniyordum ki arabanın ışıklarını fark ettik ve herkes yerini aldı. Annem saatlece babamın kendisini oyalamış olmasına sinirle söylene söylene içeri giriyordu sinirlerinin hat safha da olduğu her halinden farkediliyordu. Biz gülmemek için artık kendimizi zor tuttuk ama annem kapıdan içeri bir türlü giremedi veeeeee kapının kilidi açıldı annem elinde paketlerle biz iyiki doğdun nidalarına başladık. Annem şokta gözleri doldu hepimize tek tek teşekkür etti. Pastasını kesti ve kuzinim dünya tuvalet gününde doğan anneme en anlamlı hediyeleri verdi.
İddiamı? Hepimiz kaybettik annem gözleri dolar gibi oldu ama ağlamadı (=
İddiamı? Hepimiz kaybettik annem gözleri dolar gibi oldu ama ağlamadı (=
17 Ekim 2011 Pazartesi
Yine,Yeni,Yeniden
Aylar sonra tekrar Ankara'da olmak yeniden dostlarımla vakit geçirmek önümüzdeki birkaç gün galiba çok güzel geçecek.
15 Ekim 2011 Cumartesi
Tarihte Bugün...
15/10/1783 - İlk defa bolonla uçuş gerçekleştirildi.
14 Ekim 2011 Cuma
Tarihte Bugün...
14/10/1926 - İlk medeni nikah İstanbul'da kıyıldı.
13 Ekim 2011 Perşembe
Bakalım bugün neler yaptım.
Bugün internetten aldığım ve uzun zamandır denemek istediğim bir tatlıyı yaptim. Aslında pasta ve tatlı türü yiyecekleri pastaneden alma taraftarıyımdır ama gerek evde olmanın verdiği boşluk gerekse bahçedeki elma ağacının verimi üzerine elmaları değerlendirme kararı aldım.
Veeeee Elmalı Tatlı'ma başlıyorum...
Veeeee Elmalı Tatlı'ma başlıyorum...
Tarifimi buzdolabıma sabitleyip malzemelimi çıkardım.
Elmaların içini doldurmak için ceviz, kuru üzüm, kuru dut ve tarçını hazırladım.
Ve elmaları soyup çekirdeklerini çıkardım.
Elmaları haşlayacağım suya iki tane de karanfil attım güzel koku versin diye ve de üstlerine şeker serpip kaynamaya bıraktım.
Elmalar kaynarken bende kremasını hazırladım. Süslemek içinde bitter çikolatayı benmari usulü erittim. Elmalar kaynadıktan sonra içlerini doldurup üstlerine bolca krema ve çikolata sosumu döktüm.
Ve tadaaa...
Bu kadar uğraştıktan sonra sıra geldi yeme kısmına. Hemen şekersiz türk kahvemi hazırladım ve keyfe başladım. (=
Tarihte bugün...
13/10/1923 - Ankara başkent oldu.
13/10/1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
13/10/1905 - Galatasaray Spor Kulübü kuruldu.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)
